DCIS (Duktal Karsinoma In Situ) süt kanallarından kaynaklanır. Duktal “kanalla ilişkili” demektir. Karsinoma kanser, “in situ” ise kanal sınırları içinde demektir.

Eğer süt kanallarını döşeyen hücrelerde aşırı çoğalmayla birlikte yapısal olarak kanser hücrelerine dönüşümün tipik özellikleri az ya da çok varsa ancak bu hücreler hiç bir şekilde kanalın sınırları dışına taşmıyor, meme dokusu arasında görülmüyorsa o zaman DCIS denir.

Eğer kanser hücreleri kanalın sınırlarını aşmışsa invaziv kanser adını alır. İnvazyonun yani kanal dışına taşmış hücrelerin derinliği eğer 1 mm’den daha az ise mikroinvaziv kabul edilir. Klinik olarak DCIS ile benzer seyreder, tedavisi de benzerdir.

DCIS bazen invazyon yapmadan büyük boyutlara ulaşabilir. Örneğin 5 cm’den büyük olabilir. Ancak bu nadir bir durumdur. Çünkü eğer bir DCIS lezyonu 5 cm’den büyükse, ele gelen bir kitle olarak saptanmışsa, patolojik incelemede yüksek atipi bulguları varsa (grade) ve hücreler süt yapan lobulleri doldurmuşsa (lobüler kanserizasyon) o zaman invaziv kanser olma ihtimali (riski) yüksektir.

Cerrahi tedavi gerekli mi?

Eğer mamografi ile ya da ele gelen bir kitle olarak yapılan biopside DCIS saptanmışsa yapılacak olan tedavi için şu yol izlenir:

1. DCIS ele gelen bir kitlede tanı almışsa ve boyut 4 cm üzerindeyse, patoloji sonucu yüksek gradeli ve/veya komedo nekroz saptanmışsa ve hastanın yaşı 60 altındaysa en uygun tedavi memenin tümüyle çıkarılması (total mastektomi) ve koltuk altı lenf haritalandırmasıyla birlikte nöbetçi lenf bezi biopsisi yapılmasıdır.

2. Kitle küçük, patolojide lezyon yüksek gradeli değil, nekroz yok ve mamografide yaygın kötü görünümlü mikrokalsifikasyonlar yok ise o zaman meme koruyucu cerrahi ve gerekirse ışın tedavisi (radyoterapi) uygulanır. Patoloji sonucu invaziv tümör (kanser) yoksa ek tedavi gerekmez. 5 yıl süreyle tamoksifen kullanılır.

3. Bazen cerrahi sınırda DCIS kalır. O zaman ikinci kez duvar çıkarılır, bazen üçüncü kez. Amaç cerrahi sınırda en az 2mm’lik sağlam sınır elde etmektir. Eğer bu sağlanamazsa o zaman total mastektomi yapılmalıdır.

4. Meme koruyucu cerrahi sonrası hemen çoğu kez ışın tedavisi gerekir. Çünkü ışın tedavisi tümörün nüksetmesini önemli oranda azaltır. Aynı şekilde tamoksifen de nüksü azalttığı için cerrahi sonrası 5 yıl süreyle verilmelidir.

5. Çok özel durumlarda (DCIS düşük gradeli ise ve komedo nekroz yoksa, cerrahi sınır 10 mm ve üzerindeyse, hastanın yaşı 60 ve üzerindeyse) sadece tümörün çıkarılması yeterli olabilir. Işın tedavisi gerekmez. Ancak tamoksifen yine 5 yıl süreyle verilir.

Elbette tüm hastalar önce 6 ay sonra ve takiben yıllık olarak klinik meme muayenesi ve mamografi ile takip edilirler.

Leave a reply